Büyüdükçe Daralan Şehir İstanbul

image     İstanbul, istanbula sığmaya sığmaya Kurtköy’den Beylikdüzü’ne kadar kaydı. Sıkıştıkça arkalara doğru biraz daha ilerliyoruz. Kimse de durdurup fazla yolcudan ceza kesmiyor. Daha ne kadar dolacak. Daha ne kadar sıkışacağız hiç kimse bilmiyor.
Kime sorsan artık yaşanmayacak bir yer haline geldi. Bir yerden bir yere gitmek tam bir eziyet. Tahammül, şehri terk edeli yıllar olmuş. Beraberinde saygıyıda götürmeseydi belki yine ne biliyim işte bir nebze daha iyiydi.
Geçen eve 3 saate döndüm. 180 dakika. Dile kolay iki futbol maçı süresi uzunluğunda. Ama bir köprü etmiyor. Şey birde… Üçüncü köprünün iki yakası yeni bir araya gelmişken dörde başlasak ya diyorum.
Metro kalabalık. Köprü kalabalık. Otobüs kalabalık. Metrobüs kat kat kalabalık. Vapur kalabalık. Sokak kalabalık. Sahil kalabalık. Kaldırım kalabalık. Apartman kalabalık. Mağazalar kalabalık. Herkes fakir ama kasalar bile kalabalık.
Vize mi koyarsınız. Kırk yaş üstünü mü kovarsınız. Altına üstüne yol yapıp demir ağlarla mı örersiniz bilmem. Ama bu şehir sıkıştı. Bu şehir büyüdükçe daraldı.
Girişine nüfus yerine “gelmeyin artık” mı yazsak? Ne yapsak?
.
Peki ya, onca trafiği çeksen de kavuştuğun boğaz manzarasının verdiği o eşsiz duygu. Bahar da açan erguvanlar? Gemide yediğin çıtır simit? Sokaklarında yürüdüğün arnavut kaldırımlar? Süleymaniye de kılınan namaz? Paşalimanı? Ortaköy? Adalar? En çok da Tam boğaz içi köprüsünü ortasında trafik sıkışmışken sağa mı baksam sola mı ikilemi?
Bu şehir güzel. Bu şehir çok güzel. Bu şehir insanı deli eder.

uyarı: sitemdeki yazı ve fotoğrafların izinsiz kullanımı kesinlikle Yasaktır!