Neden Bu Kadar Yorgunuz?

918d6738e51a6362235eb229ec004d5e

Neden bu haldeyiz biliyor musunuz? Hangi halde olduğumuzu söylersen belki nedenini söyleyebiliriz diyor olabilirsiniz. O zaman soruyu baştan alayım. Neden bu kadar yorgunuz? Gündem bizi yoruyor, trafik bizi yoruyor, iş-okul bizi yoruyor, herkes ve her şey bizi yoruyor neden? Ciddiyim neden?

Çünkü; sadistiz. Baya bildiğiniz. Kendi kendimizi yiyip bitirmeyi çok seviyoruz. Kendi kendimize acı çektiriyoruz. İçimize atıp biriktiriyoruz. Konuşmuyoruz. Söylemiyoruz. Sadece sosyal medyada biraz mutlu rolü oynayıp mutluluğu erteliyoruz. Erteledikçe yoruluyoruz.

Çünkü tahammülümüz yok .aslında vardı bitti. Belki haftaya gelir bilmiyorum. Bende toptancıdan haber bekliyorum abla filan. Semt pazarına bağlamayalım olayı. Tahammül bitti mi gelmiyor. Hadi dışarıya karşı neyse de kendimize bile tahammülümüz yok. Eee. Tahammül bitince doğal olarak yoruluyoruz.

Çünkü tek bir anlam taşıyan en ufak bir harekete dahi milyon anlam yükleyip beklenti içerisine giriyoruz. Kafada kurup, kurguluyoruz. Yetmiyor bir de yazıp yönetiyor. Sonra da baş rolü kendimize verip gişe de umduğumuzu bulamayınca yıpranıyoruz.. en sonun da el mahkum yoruluyoruz.

Çünkü meşgulüz. Ne yaptığımızı bilmesek de, bir gün sonraya randevu veremiyoruz. Beş dakika bir kafede bir dostla oturup sade bir kahve içemiyoruz. Meşgulüz dedik ya. Neyle meşgul olduğumuzu dahi bilmeden zamanı dolduruyoruz. Zamanı değil zihnimizi dolduruyoruz. Sonra haliyle yoruluyoruz.

Çünkü unuttuk. Neye sevindiğimizi. Neyden zevk aldığımızı. Neye gülüp neye ağladığımızı. Güleceğimiz hatta ağlayacağımız şeyi bile peşine takılıp gittiğimiz insanlar belirlesin istiyoruz. Biz zahmet etmeyelim diyoruz. düşünmeden yoruluyoruz.. Yorulmaktan düşünemiyoruz.

Çünkü yorgunluğu sevdik. Rahatız böyle. Yalnızız. Bir kapının ardında elde bir telefon, içine tüm dünyayı sığdırmış bir halde oturuyoruz. Asosyaliz. Sözde her şeyi sosyal medyadaki bir kaç bin arkadaşımızla(!) paylaşıyoruz. Onlara gülüp, onlara ağlıyoruz. Fatiha’yı bile paylaşıyoruz. Terörü en çok orada lanetliyoruz. Günde kaç geyik twit okuyup, kaç büzülmüş dudak fotoğrafına bakıyoruz. Sayısını bile bilmiyoruz. Sonra tabi ki yoruluyoruz.

Aman sakın bu halsizliğimiz bahar yorgunluğundan demeyin. Güzelim mevsim insanı neden yorsun?

Siz de ‘’Yorgunsunuz’’ değil mi? Ben de yorgunum ve açıkçası bu genç yaşta böyle güzel havada yorgunluğu kendime hiç yakıştıramıyorum. Siz kendinize yakıştırıyor musunuz?

Uyarı: Sitemdeki yazıları izinsiz kullanmak kesinlikle YASAKTIR!!!

facebook.com/biavuc

resimler:pinterest