MFÖ Şarkısı Gibi Hep On Dokuzdum

imageSizinle bir sırrımı paylaşacağım. Kimseye söylemeyin ama ben büyüdüğümü hiç fark edememişim. Liseden mezun olup hazırlığı da bitirip üniversite birinci sınıfta 3 yıldır kalmış gibiyim. Bu yıl anladım dörde geçtiğimi. Meğer yaşımın onlar basamağındaki biri yolculayalı 3 yıl olmuş. Hal bu ki bana sorsan mfö şarkısı gibi hep on dokuzdum.

.

Biz küçükken büyüklerin bizi götürdüğü yerlere, şimdi biz büyüklerimizin çocuklarını götürüyoruz. Bakın bu ahde vefadır. Bakın bu depresyon sebebidir. Bakın bu yaşlılığa ilk adım, göz altı kırışıklıklarıyla tanışma mevsimidir. Buralara takılmamak bir sonraki paragrafa geçmek ise bunların hepsini kabullenemeyişimdir.

.

Bizim Cuma pazarı, bizim yumurtacı amca, bizim yıllardır çıkartma (sticker) satan amca her şey eskisi gibi bizim 20 yıllık Pazar tezgahları, yolları, esnafları… haberleri yok ama hepsi çocukluğumdan beri bizim. Bizden.  Değişen bir biziz. Büyüyen bir biziz. Bir zamanlar bize hediyeler veren amcalar şimdi yeğenime, minik kuzenlerime veriyor.

.

Anlayacağınız hikayeleştirilmiş taze anım, bizim Kozyatağı Cuma pazarında klasik Pazar saatimiz 11.30 da geçiyor. Bir elimde bir kuzenim, diğerinde diğer kuzenim. Ortada da ben. Pazarın içinden dondurmacıya doğru yürüyoruz. Bir yandan da kim ne yiyecek muhabbeti dönüyor.

‘’-Bir top sade bir top fıstıklı istiyoruuuum bennnn,

-hayır sen iki top yiyemezsin sen dünde yemişsiinnn’’

Vallahi kavga çıkacak birazdan hissediyorum. Hayır bütün Pazar da bizi dinliyor. Tamam tamam ikinizde iki top yersiniz diyorum. Susuyorlar. Üç saniye sonra

-Ama büyüyünce üç top yiyebiliriz değil mi? Sen üç top yiyebilirsin Şeyma abla di mi anneme de sormamız gerekmeden. Sen büyüksün ya istediğini alabiliyorsun, yiyebiliyorsun. Ben de büyüyünce istediğimi yicemmm.

Gülesim geliyor. Yiyemezsin diyemiyorum yanında küçük çocuk olur yiyemezsin. Göz hakkı var. etik değil. Aç göz müyüm ben. Cani mi? Sizin önününüzde üç top dondurma yiyeyim. Bunlar tabi hep içimden. İçten içe baya gülüyorum.

İçimden düşünüyorum. İnsan küçükken neden büyümek ister. Ben de çok istiyordum büyümeyi. Ama şimdi ise bir mfö şarkısında kalmış olmayı tercih ederdim. Yaşım hep on dokuzmuş gibi.

***Oysa daha dün değil miydi offf be diyerek dinlediğim Teoman şarkısı.

“On yedi miiiii ne kadar büyük…” Dediğim zamanlar…

‘’memur bey pardon bir bakar mısınız büyüyen ben değil, nüfus kağıdım olmasın?’’

2 Comments

  1. Yazınızı okuyunca benim de aklıma Cahit Sıtkı’nın Çocukluk şiiri aklıma geldi 🙂 özellikle şu kısmı:
    “…Hiçbir şey sorulmasın benden;
    Haberim yok olan bitenden…”

    1. Hakikaten çok doğru…
      ”Artık ne yaşım var, ne adım;
      Bilmiyorum kim olduğumu.”

Comments are closed.