Ramazan’ın En Sevdiğim Üç Yönü

image

Ramazan, vakti geldiğinde açılan sürpriz kutu gibi. İçinden çıkarttığın her bir eşya sana ayrı bir güzellik sunuyor. Düzen, sahur, sabır, iftar, teravih, kadir gecesi…… ben de bugün sizlere Ramazan’ın en sevdiğim üç yönünü yazdım.

1)Manevi Havası

bir ay boyunca her gece sahura kalkarak hiç kaçırılmayan sabah namazları, her gün öğle namazına müteakip gidilen mukabeleler, hoca şu ikindiyi okusa da artık akşama geçsek diye beklemeler, akşam ezanı okununca iftara kavuşmanın verdiği o eşsiz duygu ve yatsıyla birlikte kılınan teravih namazları.

Oruç aslında bir aylığına gelse de, 12 ay boyunca hep bizimle olan namazın hayatımızdaki önemini de bizlere bir nevi hatırlatıyor. Ve insan elinde olmadan hayatını ezana göre programlıyor. Bu da beraberinde beş vakit namazı firesiz kılmak, üstüne bir de oruçlu olmak ve Kur’an okumakla insanı mükemmel bir manevi havaya sokuyor.

ramazan yaz aylarına geldiğinden beri manevi havanın azaldığı söylense de ben buna katılmıyorum. Maneviyatın içten dışa yayıldığını düşünüyorum. Kişinin kendisi, orucunu tutup mukabele ve teravihlere katıldıktan sonra diğerlerinin ne yaptığının pek bir mühimmatı yok. Zaten ne demişler oruç tutmayan ne anlar Ramazan’dan.

2) Kalabalık Sofralar

Sadece bir anı gözlerinizin önüne getirmek istiyorum. Hazır mısınız?

İftara 15 dakika var ve bir büyüğünüzün evindesiniz ya da sizde kalabalık misafir var. bir yanda evin erkekleri ve büyük kadınları oturmuş sohbet ediyor. Diğer bir yanda ise kocaman bir sofra kurulmuş. Tabaklar, bardaklar., çatallar kaşıklar. Adeta çifter çifter…

Sürekli mutfaktan bir ses geliyor, kadınların tarafından ‘’kaç dakika kaldı iftara çorbaları koyayım mı? Ekmeği sofraya koydunuz mu? Salataları taşıyın… fırından çıkartın börekleri. Sofrada eksik bir şey var mı?….’’

Normal zamanda kendine sofrada yer bulamayan küçükler bile oturmuş sofraya. Son dakikalara girilmesiyle herkes teker teker buyur ediliyor.

Hoca da Allahu Ekber dediyse tamamdır.

İşte ben böyle kalabalık sofraları gerçekten çok seviyorum. İnsanın sevdikleriyle olması birlikte iftar yapabilmesi o kadar büyük bir nimet ki anlatamam. Nerden biliyorsun derseniz? Allah kimseye sakin ve yalnız bir ramazan vermesin derim.

Ramazan kutusundan kalabalık çıkmaması çok zor.

3) Empati Kurdurtması

Ramazanın en sevdiğim yönlerinden biri de empati kurdurtması. Sahurdan iftara kadar adeta bütün damarlarımızda bu empatiyi hissediyoruz. Açlığın ne büyük imtihan olduğunu, suyun dahi ne kadar büyük bir nimet olduğunu günde en az yüz kere fark ediyoruz.

Kendimizi karşımızdakinin yerine koymayı 11 ay boyunca pek beceremesek de, yılda bir ay boyunca açın halini anlıyoruz. Tabi ki önemli olan bu bir ayı, diğer on bir aya da yayabilmek.