Dünümüzü Geleceğimize Aktarmalıyız

imageGeçtiğiniz dönem aldığım bir dersin final ödevi için İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı ile röportaj yapmıştım. Sorduğum sorulardan biri de 28 Şubat Döneminde yaşanan olayları gençlere nasıl anlatacağımıza dairdi.

Çünkü muhafazakar gençlik şu an sahip olduğu özgürlüklerin nasıl kazanıldığını bilmiyordu. Ya da ben bilmiyor sanıyormuşum…

Benim bu soruma Ravza Hanım’ın verdiği cevap ise aynen şöyleydi:

“O günleri unutmayarak. Biz kendimiz hatırlatacağız. Bunlarla ilgili konferanslar, belgeseller vereceğiz. Şimdilerde sinema konusunda yeni yeni adımlar atılıyor. Bunları anlatacağız başka çaremiz yok!
Belki de uygulamalarla dramalarla anlatacağız. Mesela başörtülü bir şekilde sınıfa girdin ve kapıda duranlar sana giremezsin diyor. Ne yaparsın? Ben bunu Amerika’da anlatıyordum. Diyordum ki bundan 10 yıl önce ben Türkiye’de olsam üniversitenin kapısından giremezdim. Çocuk anlamıyordu. Neden, niye diye soruyordu.

Tabi o zamanlar bir darbe daha yaşayacağımızı bilmiyorduk. Yeni nesilin yaşanılacak darbeye vereceği o müthiş tepkiden habersizdik. Yirmi yaşın altındaki çocukların kanının Boğaziçi Köprüsü’nün adını değiştireceğini nereden tahmin edebilirdik. Tahmin etsek o acıya o günden katlanabilir miydik?

Tek bir şey değişmedi o günden bu güne tek bir dua; artık bu güzel ülkenin masum evlatlarının canının yanmaması. Ve bunun içindi o gün de tüm çabamız…

Yaşanılanlar anlatılmalıydı ki canımız bir daha yanmasın. Gelecek nesiller daha iyi şartlarda yaşasın….

Şimdi ise Ravza Hanım’ın üç ay önce sorduğum soruya verdiği cevabı aynen alıyorum ve ekliyorum nasıl ki 28 Şubat’ı yeni nesillere anlatmak zorundaysak, aynı şekilde 15 Temmuz’da yazdığımız destanı da anlatmak zorundayız. Başka çaremiz yok!

En basitinden, gazete ve dergilerin darbe özel eklerini almalı arşivlemeliyiz. Büyüdüklerinde açıp onlara göstermeli, anlatmalıyız. 15 Temmuz Şehitlrt Köprüsü’nden her geçişimizde gencecik insanların vatanları uğruna nasıl şehit düştüğünü öğretmeliyiz. Ruhlarına fatihalar okutmalıyız. İnsanların üstünden iki tank geçmesine rağmen Allah’ın verdiği canı O’ndan başka hiç kimsenin alamadığını söylemeliyiz.

Dünümüzü geleceğimize aktarmalıyız Yaşadıklarımızı unutmamalı, alışma hastalığından hızlıca kurtulmalıyız. Zira biz alıştıkça düşman güçleniyor.

Allah bir daha bu güzel vatana darbeler yaşatmasın, birliğimizi ve bütünlüğümüzü hiç bir güç bozamasın.
Amin, amin, amin.