Asuman Bir Deli Kız

FullSizeRender-9İlk önce bir Ramazan geldi; sıcak susuzluk, iftar, sahur, bayram derken geçti gitti. Tam yaz geldi diyecektik ki darbe! 250 can! Çoluk çocuk şehit, sen ben gazi! Gece nöbet, akşam miting derken bir baktık ağustosun ortası oluvermiş. Yaralar sarılacak, hayat normale dönecek, bu da mı geçecek? İlla ki geçecek. Neler geçmedi dedik.

Dedik de kime neye? Bi baktık her gece bir yerde bombalar patlamaya başladı. Gidip de geri gelmeyen canlara yine canlar eklendi. Düğünde ağladık.  İşte o zaman anladık bu yıl yaz hiç gelmeyecek.

Gelse bile biz geldiğini anlayamayacağız. Gözümüzden akan her yaş yağmur oldu, yaprak döktü yanaklarımız. Ayaklarımız değil yanaklarımız değdi sulara.

Peki Allahım ne yapmalıyız ne yazmalıyız diye düşünürken.

Kahkaha atılmaz şu günlerde hiç değilse tebessüm yaymalıyız dedim kendi kendime ve tebessüm yaymak adına size beni gülümseten bir kitaptan bahsetmek istedim. ‘’Asuman, Bir Deli Kız’’

Bülent Ata’nın diyaloglardan oluşan bu kısa romanı, yüzünüzün ağız bölgesinde parantez şeklinde bir yayılmaya sebep olacağına eminim.

Kitabın adından da anlaşılacağı gibi ana karakterimiz Asuman. Kendisi bütün Türk kızlarının bir kazana koyulup kısık ateşte karıştırılmış hali. Annesi ile arasında geçen konuşmalara, ilginç görücü hikayelerine ve minibüsçü Talip’e olan aşkına bol bol güleceksiniz.

Ortalarda kitabın ritmi düşse de sonunda ‘’ya ikincisi yok mu bu kitabın?’’ dedirtip bitiveriyor.

Gerçekten gülümsemeye çok ihtiyacımız var acıları sarabilmek umut dolabilmek için…

Sarılır mı acılar, geçer mi bu yanıklar bilmiyorum. Bildiğim sadece geçmesi için dua ettiğim. elimden ne gelir diye düşündüğüm ve dilime sahip olmaya çalıştığım.