Bülent Ata Röportajı

Bir sonraki sayfaya ne ara geçtiğinizi fark edemeden pat diye sonu geliyor. ‘’Ama şurası açıkta kaldı bir dakika ya olmadı böyle’’li cümleler kuruyorsunuz. En fenası da benim gibi acayip rüyalar görmeye doğduğunuzdan beri zaten aboneyseniz bu kitaptan sonra rüya kanalınız adeta update (güncelleniyor) edilip bir üst sürüme geçiyorsunuz. Hangi kitaptan mı bahsediyorum? Tabii ki Bülent Ata’nın Rüya Dedektifi adlı polisiye romanından.

Yalnız bir şey söyleyeceğim birazdan Bülent Ata ile yaptığımız kısa röportajı okuyacaksınız. Ve istediğiniz şeyin üstüne yemin ederim ki başka yer de yok böyle bir röportaj.

img_4532-750x400

 

Bi Avuç: Aklımıza gelmeyen rüyamıza geliyorken, rüyamıza gelen şey neden aklımıza gelmiyor?

Bülent Ata :Rüyamıza gelen bir şeyin daha önce aklımıza gelmesi de mümkün. Biz buna sezgi diyoruz. Günlük hayatta düşünürken aklımızın rüya da olduğu gibi nerdeyse sürreal bir akış içinde yaşaması ve davranması başka bir romanın konusu olabilir. Gerçekte iyi ki rüyaları uyurken görüyoruz yoksa bu işten bedenimiz çok hasar alabilirdi.

Bi Avuç: Kalabalığın içinde bile kendimizi yalnız hissedebilirken, yalnızken nasıl yalnız değiliz? 

Bülent Ata: Yalnızlık bir içe kapanma hali. Oysa bizimle ilgili olan biten şeyler var, insanların ve cümle mahlukatın, Yaratıcının bizimle ilgisi devam ederken yalnızlıktan bahsetmek abes. Bu sadece umduğu, yanında olmasını arzuladığı kimselerin yokluğu ile izah edilebilir.

bülent_ata_röportajı

Bi Avuç: Yazdığınız kitaplar hep ince ve sonunda “neden bitti, ama şurasının ucu açık kaldı, ikincisi çıkar mı acaba bu kitabın” gibi sorular oluşturuyor. Bunun için dizi sektöründe çalışmanızın bir etkisi diyebilir miyiz? 

Bülent Ata: Sadece bununla izah edemeyiz. İlk kitabım bir çocuk kitabı, Ali’nin Günlüğü. Geçen gün Ali’nin Günlüğü’nü okuyan kızım sonunda, “Ama bu kitap bitmemiş ki!” dedi. Ali’nin Günlüğü 2004 yılında basıldığında henüz diziler tasarlamıyor, radyoda çalışıyordum. Ama işte bu arkası yarın mantığı. Bir anlatının bitmediğini devam ettiğini yaşana geldiğini muştulamak, farkında olmadan sevdiğim bir şey. Belki bu yüzden yıllar içinde dizilerle ilgili bir adam oldum. Bu hoşuma gitti.

Bi Avuç: Asumanın ikincisine ne zaman kavuşacağız?

Bülent Ata: Çoktan bitmeliydi aslında, ama şöyle bir şey yaptım, ikinci kitabın taslaklarını bazı arkadaşlara okuttum ve onlardan eleştiriler aldım. O eleştiriler ışığında daha fazla Asumanlı bölümler yazmaya koyuldum ve yan karakter hikayelerini çıkardım. Mesela Sedat abi, Ersin, Vedat karakterlerinin hikayeleri çıkınca yüzden doksan bitmiş kitap bir anda yüzde elli seviyesine düştü. Şu an yeni metinler eklendi ama bitmesi 2017’yi bulacak gibi. Niyetim yeni yıla girmeden dosyayı yayınevine teslim etmek. Artık Erdem Yayınları Mart ayında mı basar Nisan’da mı basar, bilemem.

Bi Avuç: Aşağıdaki kelimeler size neyi çağrıştırıyor?

Rüya: Dönüşüm

Asuman: Deli dolu, harbi

Dizi: Hayal etmeyi, tasarlamayı, bulup çıkartmayı seviyorum.

Sosyal medya: Koca bir apartman

Bi Avuç: İncelikli bir hayal adası

Bi Avuç: Teşekkür ederim 🙂

Bülent Ata: Ben teşekkür ederim

Ve sevgili okuyucu umarım yazarlara hep aynı soruların yöneltildiği gazete ve dergilerde yer alan klasik röportajlardan beklemiyordun. Beklemiyordun. Beklemiyordun. Bunu ikimiz de biliyoruz.

Rüya Dedektifini alacağım ben hemen şimdi istiyorum diyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.