Rasim Özdenören Gül Yetiştiren Adam

Sayfaları çevirdikçe bu kitabı okumak için ne kadar geç kaldığımı düşünüyordum. 22 yaşıma gelmiş ama henüz hiç Rasim Özdenören kitabı okumamıştım. Açık konuşalım kayıptaydım. Tüm bu düşüncelerim ise kitaptaki şu satırlarla son buldu.

‘’ Geç demek, çaresizlik demektir. Yani artık yapacak bir şeyi kalmadığına inanmak demek. Oysa biz daha yeni başlıyoruz.’’

Olayı biraz daha başa saralım. Yaklaşık 6 aydır kitap okumak istiyordum. Git, bir kitap al ve oku alt aylık bir süreç niye diyebilirsiniz. Gayet tabi haklısınız. Ancak iki yıldır olaylara o kadar eleştirel yaklaşmaya başladım ki size anlatamam. Her konuda ‘’bu neden böyle’’ diye düşünüp aklımı tatmin edecek bir sebep bulmadan rahat edemiyorum.

İşte o konulardan biri her yerde olan kitapçılar ve o kitapçıların sattığı belli kitaplardı. Bir kitapçıya girdiğinizi var sayalım hemen başta en çok satanlar bölümü, ilk sırada kalbin temiz olsun boş ver namazı, orucu diye milleti kandıran hiç de masum olmayan planlarla yazılmış bir kitap. İkinci sırada kesik cümlelerle yaklaşık 200 sayfalık kitap yazmış bir adam, Dördüncü sırada genç nesle hitap etmesine rağmen iğrenç ve terbiyesiz içerikli bir roman… şeklinde devam eden bir ilk on. Çok sattığı iddia ediliyor. Ha bana sorarsan çok satıldığı hissi okuyucuya şırıngayla hafif dozda sık sık veriliyor.

O rafların hemen yanında ise yeni çıkanlar yer alıyor, ki onlara bakınca benim aklıma Hz. Ali’nin şu sözü geliyor. ‘’İlim bir nokta idi. Cahiller onu çoğalttı.’’ Yani ayda kaç kitap çıkıyor, kim ne yazıyor, ya da bir şarkıcının hayatı kime ne katar? Bilmiyorum ama ben bu raflardaki yeni çıkan kitaplarda da pek bir iltimas seziyorum.

Geri kalan raflar ise klasik dünya edebiyatı ve yahut beyazperdeye yansıtılmış yüzlerce filmin hikayeleri.

Uzun lafın kısası bu kitaplar beni mutlu etmiyordu. Bunları okumak istemiyordum. Sonra bir araştırmaya giriştim bir kaç kitap buldum ve şu yukarda bahsettiğim kitapçıların yolunu tuttum. Rafları düzenleyen arkadaşlara bu kitapları sordum. Tek aldığım cevap ‘’maalesef bu kitap elimizde yok’’ oldu. İşte o zaman tüm önyargılarım büyük bir gerçekliğe dönüştü. Biz sadece birilerinin okumamızı istediği kitapları okuyabiliyorduk.

Harika!

Yılmadım. Ve uzun uğraşlar sonucu aradığım kitabı bir semt kitapçısında buldum. ‘’ Gül Yetiştiren Adam – Rasim Özdenören ‘’. İnanın neden bu kadar aradım bu kitabı bende bilmiyorum. Ama arayıp bulmak ve okumak istiyordum.

*** Ara not: Ben bu kitabı bulduktan bir gün sonra Yusuf Kaplan bir liste yayınladı. Gençlere 100 kitap önerisi adında, Gül Yetiştiren Adam’da tabi ki listeye 10 numaradan girmişti. Allah sizi inandırsın koca listede tek bir kitap yok kalbin temizse namaz kılma diyen. İşte bu yüzden de listedeki kitapları da öyle her kitapçıda bulamıyorsunuz.***

İşte bu da benim tezimi doğrulayan bir başka elle tutulur sebep. Tekrar söylüyorum ‘’Bize sadece okumamızı istedikleri kitapları okutuyorlar.’’ Okumamız gerekenler piyasada kayıpları oynuyor. Bana ne o mankenin yaşamından? Bana gül yetiştirmeyi anlat.

Kitap Hakkındaki Düşüncelerim:

Rasim Özdenören’in Gül Yetiştiren Adam kitabında öyle cümleler var ki. ‘’Dur bi dakika’’ diyeceksiniz. Kitapların kafa dağıtmak için değil insanın aklını başına getirmek için yazılan satırlar olduğunu hatırlayacaksınız. Mükemmel bir kitap olduğunu iddia etmiyorum ama okunması gereken bir kitap olduğuna eminim.

Fotoğrafın hikayesine gelince:

Kitapta batılılaşma uğruna ne yaptığının bile farkına varmayan hatta bile isteye fark etmeyen bir grup insandan bahsediliyor. Diğer bir yanda ise gül yetiştiren ve 50 yıldır evinden çıkmayan yaşlı bir amcadan. Ve işte bir de üçüncü bir grup var ne ilk gruba dahil ne de amca gibi.

Yazının başında da dediğim gibi 22 yaşındayım. Ama gül yetiştirecek sabrım yok yetiştirdiğim tek şey kaktüs. O da ne su istiyor ne de ilgi. Aynı odadayız. Aynı ortamı soluyoruz. Ne kokusu var gül gibi, ne de bir anlamı. Gülü uğruna dikenine katlanan insanlardan, radyosyandan korunmak adına diken yetiştiren insanlara döndük. Üçüncü gruba adımızı yazmışlar ama ‘’geç değil, ve çaresiz de değiliz. Biz daha yeni başlıyoruz’’

Yusuf Kaplan’ın okuma listesi için tıklayınız. 

 

1 Comment

Comments are closed.