Çağımızın Vebası; Whatsapp Grupları

Çağımızın Vebası Whatsapp Grupları
İnsanoğlu zamanında veba ile savaştı. Verem ile az didişmedi. Mesela on yıl önce de kuş gribiyle tanıştı. Beş yıl evvel de yeni bir kardeşleri oldu domuz gribi. Aşısı, tedavisi filan en nihayeti alnında yazanın hayatında vuku bulması.

Peki ya Whatsapp Grupları ? Bakınız sosyal medya dahi demiyorum direkt Whatsapp! Açıkça söyleyeyim kendisi çağımızın vebası, aşısı olmayan domuz gribi, gıybetin döndüğü yeni bir ortam, efendim kullanım şeklinize göre belki de adeta cehenneme tek yönlü bilet! Kim bilir?

Bakınız misal geçenlerde 56 kişilik bir whatsapp kadın grubu duydum. Ya Rabbim nasıl bir ortamdır?

Sizin de aklınız durdu değil mi?
Şaftınız kaydı.
Nutkunuz tutuldu.
Dizlerinizin bağı çözüldü.
Neye uğradığınızı şaşırdınız.
56 kişilik whatsapp grubu.
Vaowwww.
O ilk şoku atlattıysanız bir alt paragrafa geçeyim.

Aslında bakarsanız kadın erkek fark etmez her grupta dönen muhabbet aşağı yukarı aynı şey değil mi?

İlüminatik mesajlar, açan kapayan güllü giftler, kaynağı uydurulmuş yalan haberler…

Siz sosisin nasıl üretildiğini bilir misiniz? Siz palm yağının yasaklanma sebebinin Malezyayı batırmak olduğunu daha önce hiç duydunuz mu? Ya peki ibretlik müslüman olma hikayeleri? Photoshopun alasıyla yapılmış acayip çiçekler? Tövbe Allah’ım günah yazmasın.

Ancak söylemek istiyorum bizzat ben kendim Şeyma olarak bu durumdan tiksiniyorum. Gerçek söylüyorum gruplardan gelen şu ne olduğu belli olmayan mesajlardan iğreniyorum.

Allah aşkına söyleyin bana “Yalan dolan, eksik yarım, ucu başı belli olmayan, saçma sapan mesajlar” dan öteye gitmeyen bir bilgi kirliliğinden başka nedir bunlar?

Artık bulunduğum ortamda biri, bir haberden, olaydan bahsedince sorduğum ilk soru şu “nerede okudun?”

Cevap şuysa ki genelde de bu olur “çok güvendiğim biri mesaj attı. Onun bilmem nerden çok güçlü bağlantıları var.”

hadi be!!!

Ay pardon bir de şu cevap var. “Ya benim bir whatsapp grubum var (afili bir sıfat koy buraya misal ticaret odası, doktor, avukat ya da iş adamları derneği falan filan) oraya biri yazmıştı da oradan biliyorum.”

Ya vallahi billahi benim güzel okuyucum Allah aşkına söyle bana, medyaya bile güvenemezken sana bana nerden geldiği belli olmayan mesajlara neden itibar edelim?

Aklı başında olan biri bu mesajlara itibar eder mi? Yayar mı? Korku ortamına bir odun daha atar mı? Yalana ortak olur mu? Bu gibi olaylara göz yumar mı? Yapmaz, atmaz, etmez. yani hiç değilse yapmamalı, etmemeli.

Zamansız Mısınız?

Whatsapp’ın sevmediğim bir başka yönü ise zamansız atılan mesajlar. “Aman boş ver uyanınca görür.” adı altında gece 2’de 3’te atılan o masumluktan uzak mesajlar. Etik mi? Soruyorum ETİK Mİ? Değil. Hatırlıyorum küçükken annem akşam sekizden sonra arkadaşımızı aratmazdı. Uyumuşturlar, akşam oldu, babası gelmiştir diye.

Gülmüyorum

Son olarak da söyleyeyim gülmüyorum. Yani kedi videolarına, karikatürlere, dans eden erkeklere, masum anadolu insanının şivesiyle dalga geçilen saçmalıklara, nutella’ya yazılmış şiirlere gülmüyorum. Sosis’in nasıl yapıldığıyla ilgilenmiyorum çünkü sosis yemiyorum. Ha sosis yedim diyelim yine de gönderilen o videolara inanmıyorum.

Bilmiyorum belki bu yazdıklarım size ters gelecek ya da belki de ben birazdan bütün gruplarımdan atılacağım. Kısmet kader ama yani 22 yaşında bir genç kız olarak size yalvarıyorum yüz yüze gelince sustuğunuz insanlara whatsapptan samimi mesajlar atmayın.

Bayramda aynı yerde karşılaşmamak için bin takla attığınız kişilere yalandan her hafta hayırlı cumalar mesajı göndermeyin.

Samimi olun, gerçekçi olun ve sosyal medyayı kullanacaksanız lütfen yalvarıyorum dikkatli kullanın. Tüketmeyin sevgiyi, muhabbeti, samimiyeti hatta Whatsapp’ı bile tüketmeyin.

Vebayı yenmiş insanoğlu Whatsapp’a yenilmesin. Ne olursun be güzel okuyucu 🙂

Bir de şunu belirtip yazımı noktalayacağım. Whatsapp gerçekten büyük bir rahatlık, ancak gerektiğinde kullanırsan. Ha bir de aklıma gelmişken grup dışında atılan hiç bir mesaja sinirlenmiyorum tabi ki. Tüm derdim grup mesajları ve oluşturduğu kirli bilgi ortamı.