Günlük Makyajım (Daha Neler)

Yazının başlığını görünce öyle sanıyorum ki içinizden bir “hayırdır ne iş” geçmiştir. Hayır mı şer mi bilmiyorum. Ama ben iki haftaya 23 yaşıma giriyorum. Günlük makyajım konusuna gelince olayı biraz daha başa alalım.

Geçtiğimiz hafta içinde malesef bankada bir hesap açmam gerekti ve işlem yaptırmak için bankanın o kirli havasını teneffüs ettim. Gayet tabi daha önce de bahsettiğim gibi siyah pantolon siyah mont gri şal ve siyah sırt çantamlayım. Gözümde gözlüklerim. Optik olanlar.

Masada oturup bana bakan adama selamsız sabahsız direkt “Hesap açmak istiyorum” dedim.

Bankacı Ağabeyimiz önce bana baktı sonra küçük bir çocuk seviyormuş edasıyla “hesap açıcan da sen kaç yaşındasın bakalım?” Dedi. Küçükken annem bakkalı aratmazdı çocuksunuz siparişi ciddiye almazlar diye. Büyüdüm ve bankada da ciddiye almıyorlar. Anne. Hayırlı olsun.

23 dedim. Hayatımda hiç böyle yirmi üç dememiştim. Hem de daha girmedim bile.

Hesap açmak ile birlikte bankadan kafamda tek bir soruyla çıktım. izdivaç programındaki 20 yaşındaki kızlar 30 gösteriyorken ben neden 23 gösteremiyorum?

Hayır 23 biraz şeyde hiç değilse bir 18 gösterseydim. Hesap açmak istediğimde böyle demeselerdi bari.

Günlük Makyajım

Aklıma tek bir sebep geldi Günlük makyajım. Olmayan şu günlük makyajım. Haftada bir gün makyaj yapıyorum hadi bilemedin iki. O da The Balm’ın şeftali allığını parmağımla saçma sapan sürdüğüm. Ve bir kalem. Bundandır küçük göstermem. Sanırım.

Bir dakika Shiseido fondotenimi atlayamam. Nasıl bir kararlılıkla almıştım onu. Dedim makyaj yapıcam ben. Baktım araştırdım. Ünlülerin makyözü genç kızlara(!) bu fondöteni öneriyormuş. Genç kızlara neden fondotön öneriliyor ki diye sordum ama baktım kasadayım almışım. Ailedeki bütün kadınlar kısa süreli bir şok geçirdi.

Hayırdır filanlar hava da uçuştu. Bir haftada iki gün kullandığımda kendimi artık yüzü estetikten dikiş tutmayan kadınlar gibi hissediyordum. Aman Allahım yoksa barbieye benzemek uğruna ameliyat olan kızlardan mı olacaktım? Yanlış yola mı saptım. Hahah. Yeri gelmişken Güzel kontur kaş yapan bir tanıdığınız var mı? Onu da sorayım. Şaka.

Hayır bir de sürdüğümde gerçekten baya değişiyorum. Çünkü kimse beni böyle de görmeye alışık değil ya. Herkes bir şaşkın oluyor ki sormayın gitsin.

-Sen de bir değişiklik var. Siyah mı yakışmış sana?

yapma  her gün siyah takıyorum.

O fondöten fondöten Shiseido fondoten.

-Aaaa.

…Fısıltılar “çok değişti bu çok” fısıltılar…

Gerçi onu alırken satış görevlisi abla yüzüme bakıp sen doğala benziyorsın bunu iki yıl kullanırsın demişti sağolsun. Doğal kelimesine normalde sevinirim ama sevinememiştim işte siz anlayın tonlamayı.
Vel hasıl kelam ben gerçekten doğalmışım. Alalı 3 ay oldu hala ilk günkü gibi duruyor.

Neden makyaj yapmadığıma gelince. Bir kere makyaj bana çok yapay geliyor. Yani yüzüm tuvale dönüşüyor sanki. Rimele, takma kirpiğe filan hiç değinmiyorum bile. Lisedeyken eyeliner çekme çabalarımda sonuçsuz kaldı. Ruja yorum bile yapmıyorum. Kalem, allık iyidir. Ama tabi ki bu benim düşüncem. Sokakta yürürken bazı kızlara bakıyorum ve maşallah diyorum. Makyaj ustası olmuşlar. Meslek vallahi meslek.

Bir de şunu söyleyip noktalıyorum. Suratınızda ruj yoksa ben sizin makyaj yapıp yapmadığınızı pek anlamıyorum. Kızın cildi ne güzel dedikten üç gün sonra kızı makyajsız görünce kendi bilgisizliğime sayıyorum. Makyaj bilmediğim bir sokak adı gibi.