Kıskançlık Üzerine Bir Kaç Cümle

Sizlere sürekli bir şeylere tahammül edemediğimden dem vuruyor olabilirim. Ama ya yaş aldıkça tahammülsüzlük artıyor ya da büyüdükçe yeni ortamlara girdikçe insan sürekli bir şeyler öğreniyor. Öğrenmek demişken her zaman da hoş olan bir eylem değildir kendisi. Mesela kıskanç insanların varlığını öğrenmek hiç hoş olmadı benim için. Kıskançlık üzerine olan taze deneyimimden bir kaç cümle söylemek istedim sizlere.

Bilmiyorum belki karakterim gereği ya da çoğunun dediğine göre burcumun bir özelliği ama ben insanları kıskanamıyorum. Yani tabi ki ne güzel geziyor, giyiniyor ve ya yiyor dediğim insanlar var ama hiç birine haset edip bakmıyorum. İmkanları farklı olabilir insanların, sonuçta imtihanlar dünyası işin gerçek yüzünü kim bilebilir ki?

Muhtemel hayatınızda hiç gerçek bir kıskanç görmediyseniz “kendini övüyor bizde okuyoruz.” Moduna girmiş olabilirsiniz. Haklısınız bende olsam girerdim.
Ama eğer kıskanç değilseniz ve siz de hayatınızda kıskanç biriyle karşılaştıysanız bana öyle bir hak veriyorsunuz ki şu an. Belki de seviniyorsunuz yalnız değilmişim diye.

Bir insan bir insanı neden kıskanır inanın bilmiyorum. Kıskanılacak haset edecek ne var şu dünyada onu da bilmiyorum.

Hırs insanı ne kadar çirkinleştirebilir ama onu biliyorum. Sizi hırslarınıza yenik düşürmek için çabalayan insanlarla dolu hayat. Ve inanın bana bu hataya düşmezseniz bir yerlere gelemeyeceksiniz. Evet evet doğru okudunuz gelemeyeceksiniz. Çünkü sistem hırslı ve kıskançlara özgüvenli diyor.

Oysa bana sorarsanız hırs ve haset sadece şeytanın koca bir oyunu. Napalım? Allah akıl vermiş insanlara kapılmasınlar bu oyuna değil mi?

Oysa kıskanacağına şükret, çünkü şükretmedikçe elinden gider ve her şükür yeni bir şükürü doğurur. Haset ettikçe ise bataklığa kapılıp gidersin. Yutar seni.

Hatta çok daha güzel bir fikrim var haset mi ediyorsun. Dur bak yüzünü güneydoğuya dön işte tam orada bir ülke var. Suriye. Bak. Onlarca masum bir savaşta nasıl öksüz ve yurtsuz kaldı? Kaç yüz bin insan Akdeniz’de Ege’de boğuldu? Kaç insan çaresiz, kaç bebek aç, kaç bomba patladı?

Derdin ne bu dünyayla? Hırsın neye kime? Hadi diyelim kazandın istediğin yere geldin garantisi mi var elindekilerin?

Koca Padişah Kanuni’nin de dediği gibi “dünya bir hayaldir.”

Allah kimseyi hırs ve kin ile sınamasın. Ve lütfen bir gün size kıskanç biri gibi gelirsem gelin beni uyarın. Olur mu?