Cüda Bir Saraybosna Romanı

Birkaç yıl öncesine kadar Paris’e gitmek hep en büyük meraklarımdan olmuştur. Şimdilerde ise merağı bırakın en çok gitmek istediğim ülkeler listesinde bile ilk beşte değil. İlk sıralarda ise Bosna, Filistin, Suriye, Arnavutluk, Fas, Endülüs … var kısacası Orta Avrupa ve Arap diyarları.

Bu değişim aslında sosyologların Türkiye’de yaşanan son on yıllık süreci ele aldıkları bir makaleye konu olabilir. Ülke olarak yüzümüzü batıdan doğuya çevirdiğimiz, en gençlerimizin bile hayallerinde değişikliğe sebep olmuş durumda. Ama güzel olmadı mı böyle. Hem medeniyet dediğin tek dişi kalmış bir canavar değil miydi?

Cüda Bir Saraybosna Romanı

Halil İbrahim İzgi’nin, Cüda romanı da tek dişli canavarın en acılı saldırılarından birini anlatıyor; Bosnalı bir ailenin vatanından ayrı düşmesini…

Bosna’dan göç etmiş dedelerinin yıllar sonra yarım kalmış hikayesini tamamlamak için vatanına geri dönen Cüda’nın hikayesini konu alıyor.

İzgi’nin cümleleri kitabı okurken insana ufak notlar aldırıyor. Bazı satırları birkaç kez okuyacağınıza eminim. Hatta kendi notlarımdan birini paylaşayım sizinle…

“Üzüleceğim şeyleri seçebilme imkanım olsa kendime güzel üzüntüler seçerdim.”

Tek sorun genel olarak olayların hızlı gelişmesini severim. Bu yüzden kitap bana biraz ağır ilerliyor gibi geldi. Ama bu aralar ne okusam diye düşünüyorsanız tarihi olaylarla kurgulanmış Bir Saraybosna Romanı; Cüda ‘yı tavsiye ederim.

diğer kitap tavsiyelerim için buraya tıklayabilirsiniz.

Hayırlı Ramazanlar…