Ayla ve Unutulmuş Yüzlerce Anıya Dair

Neredeyse Mart geldi Oscar verilecek sen daha yeni mi izledin Ayla’yı diyebilirsiniz. Evet yeni izledim. İki aydır Allah kimseyi düşürmesin hastanelerde geçiyordu. Nasıl oldu tam bilmiyorum bu hafta kendimi bir anda sinemada buldum. Siz bugüne kadar defalarca Ayla hakkında haber ve yorum okumuş olabilirsiniz ama ben bugün başka bir anımı daha anlatmak istiyorum.

Geçen yıl kardeşimle Adnan Menderes Havalimanında otururken görevliler yanımıza bir teyze getirmişlerdi. Daha doğrusu teyzeyi özel isteği üzerine yanımıza getirdiler dersek yalan olmaz. Kapıların açılmasına yarım saat var ve teyzenin asla susmaya niyeti yok. Saatte sabahın 9’u filan.

Bütün hayat hikayesini anlatıyor teyze dizleri ağrıyormuşta ondan tekerlekli sandalye ile geziyormuş. Tek başına uçağa binecek ama korkuyormuş. Bir de tabi bir hafta önce gerçekleşen cani 15 Temmuz darbesi. Muhabbet edecek konu, hayıflanacak mevzu çok. Teyzenin her dediğine ” ya, doğrudur, Ah ah” diye tepkiler veriyoruz. Taa ki genç kızken nişanlısının Kore’ye asker olarak gönderildiğini anlatana kadar.

Teyze vefat etmiş eşinin, o zaman ki nişanlısının kore anılarını öyle tatlı anlatıyordu ki. Meğer nişanlısı Kore’ye gittikten bir ay sonra savaş bitmişte geri göndermişler. Ama tabi bizim teyzenin nişanlısı Korelere gidip kızlarla fotoğraf mı çekilmemiş. Bir de bu fotoğrafı mektup olarak yollayıp teyzeyi gıcık mı etmemiş. Babası bu ne biçim fotoğraf mı dememiş Falan da filan…

İşte Ayla’yı izlerken de aklıma ilk o teyze geldi. Her ne kadar anlatırken bile eşine sitem etse de kendisi bir Kore Gazisinin eşi. Belki de Ayla’yı bilen birinin. Belki orada onlarca acıya şahitlik etmiş birinin. Kahramanca Kore’ye gitmiş birinin. Ne kaçak ne göçek.

Karıncayı bile incitmeyenlerin hikayesi

İnsan ömrü ortalama 65 yılmış. Her yıl 365 gün. Her gün 24 saat. Milyarlarca insan trilyonlarca an ve anı. Şimdi kimi tutsan sana hikayesini anlatır ya şükür eder her haline. Ya da lanet okur. Ama herkes kendi içindekini yansıtır. Kimileri kahraman olur Süleyman Amca ve diğerleri gibi kimileri ise en büyük zenginlik içinde sefil.

Ayla’yı gidip izleyin. İzlerken bu satırlar gelsin aklınıza. Kore’ye gitmiş. Suriye’ye gitmiş. Musul’a girmiş yüzlerce askerimizin yaşadığı anılar gelsin. Filmi izlerken ağlayacağım diye niyetlenmek yerine insanlar bu gerçeklerle nasıl baş etmiş deyin kendinize.

Karıncayı bile incitemeyen askerlerin savaşa gittiğini, anlatılmamış onlarca anının sessizce yok olup gittiği dünyada. Bırakalım da borazanı eline alan hadsizler laf söylesin.

Ayla Oscar alır mı? Bilmiyorum. Ama Süleyman Dilbirliği gibi nice kahramanları iki tarafta da bekleyen güzelliklerin olduğuna inancım sonsuz.

Son olarak sağlıkla aldığımız her nefes için ne kadar şükretsek az. Allah galadan sonra fenalaşan Süleyman Amca’nın da yardımcısı olsun.

Allaha emanet olun

Ayla filminin seansları için tıklayabilirsiniz