İlk Raunt Galip Gelen Taraf Sanat

Sanat size ne ifade ediyor bilmiyorum ama benim için hep çıkmazların son bulduğu yer. Katı kalıplar içinde kaybolanların anlayamayacağı kadar kıymetli. Zıtlıkların anlatılacağı, söylenemeyenlerin dile gelebileceği, zamansızlıkların içinde an olabilen bir duygu. Uzun bir aradan sonra Galata Rum İlkokulunda’ki İlk Raunt sergisi ile herkese merhaba…

Bakış açınız ne olursa olsun, size hiç bir şey katmadığını düşündüğünüz tablolar dahi ister çakra deyin, ister aura ya da ilham kaynağı ama inanın ki dokunuyor bilincinize. Aslında bu sadece bir mekanın içine sıralanmış en küçük sanat eserinden, asıl ilham kaynağı olan tüm kainattaki eserlere kadar mevcut. Mesela Nakış nakış işlenmiş bahar en güzel sanat değil mi?

İlahi sanata akıl ermez ama biz beşeri sanata geri dönelim. Karaköy’deki Galata Rum İlkokulu’nda Çarmıklı Koleksiyonun seçkin parçaları sergileniyor. Tarihi binanın 4 katı sergi için ayrılmış durumda. İlk katta mülteci, ikinci katta siyaset, üçüncü katta kadın ve son katta ise karma konulu eserler yer alıyor.

Mülteci konusu özellikle de Suriye iç savaşı başladığından bugüne tüm dünyanın nasıl ölen onlarca kadına çocuğa sivillere karşı susabileceğinin en acı kanıtı oldu. Birilerinin silahı petrol ve güç aşkı yavruların kıyıya vuran cesetleri ile yarışıyor. Bu savaş kaç raunt sürer bilinmez ama galip gelecek insanlık değil onu biliyoruz. Su akıp yolunu bulur da sürükledikleri ya vardıkları noktadan memnun değilse?İkinci kat siyaset. Siyaset rezillik sanatı da yutar, insanlığı da yutar, seni de yutar beni de… Gücün kavganın benlik ve ego duygusunun nirvanası. Bir umutla bekleyen insanların ağzına klasik vaatlerle bir parmak bal çalanların dünyası.

Ne isterler kadından?

Kadın. Ne çok tartışılan bir konu. Kim ne ister, ne bekler, neden kısıtlar bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Kıt zihniyetlere laf anlatmaya çalışarak çok zaman kaybetmedik mi? Bırakalım da başarılarımızı izleyip anlamlandıramasınlar. Ama gelin biz artık çabamızı boş yere harcamayalım.

En sevdiğim eserler bu katta yer alıyor. Özelliklede ilk oda bulunan eserler…

Görünenin arka yüzü kadınların mutluluğunun arkasında yatan hayal kırıklıkları ve yaşanan gerçekleri anlatıyor. Duvarın bir yanı görünen, diğer tarafı ise olanları anlatıyor. Şerife suretinin çizilmesine günah olduğu için müsade etmez ve ressam sadece elbiselerini çizer. Aslında 12 li bir seriymiş bu tablo ancak Çarmıklı’da sadece 9-10-11 numaralı eserler bulunuyormuş.

Yıkama talimatlarından bir kadın portresi oluşturmak. Yıllarca şiddet görmüş babannesinin sözlerini bir perdeye işlemek. Rüzgar geldikçe dertler dökülür mü dersiniz? Bir ev ortasında kadın silüeti bir tarafı çiçek diğeri soluk…

Son katta ise karma temalı eserler bulunuyor. Kapı önü sohbetleri benim en beğendiklerimden. Kapının önünde söylediğimiz bütün cümleleri paspas üzerine yazılmış. Çok doğru değil mi?

Gelelim benim en sevdiğim esere… Uzaktan baktığınızda boyundan omuza giden bir kadın vücudu görüyorsunuz. İçerisinde ise çizikler var. Sanki direnmiş kendini tamir etmiş her seferinde yeniden ayaklanmış ama hep izleri kalmış. Ama kalkmış. Bu benim kendi yorumum. Sergi 6 Mayıs’a kadar gidilip gezilebilir.

Sanata inanın bırakın İlk Raunt galip gelsin. Hayallerinize sarılın. Kulaklarınızı da gözlerinizi de açın. Duyduklarınıza da gördüklerinize de inanın. Şu iğrenç dedikodulardan süregelmiş kabullenişlerden uyanın uyandırın. Bir raunt siz kaybedin. Kazandığınızda kıymetini anlarsınız.

Sergiyi geçen hafta gezmiştim. Bi Avuç’a yazmak gibi bir düşüncem olmadığından sadece beğendiğim eserleri gelişi güzel çekmiştim. Malesef fotoğraf kalitesi kötü ve birçok eser eksik…