Popüler Kültür Üzerine Birkaç Gerçek: Eşrefi Mahlukat

//Çayı koyduysanız başlıyorum// Kitapçılara ne zaman girsem “Allah de sonrasını düşünme” kitaplarını ilk 10’da görünce çıldırıyorum. Kitaba yumruk atmak istiyorum. (O son mortal combat’ı oynamayacaktım). Yanından geçerken sesli sesli “ya bu kitapları kim okuyor ya….” deyip sağa sola mesaj vermeye çalışıyorum. Aynı konuyu defalarca başa sardığımdan bana kızmıyorsunuz değil mi? Kızıyor musunuz? Kızmayın. Peki buna […]

Çağımızın Vebası; Whatsapp Grupları

Çağımızın Vebası Whatsapp Grupları İnsanoğlu zamanında veba ile savaştı. Verem ile az didişmedi. Mesela on yıl önce de kuş gribiyle tanıştı. Beş yıl evvel de yeni bir kardeşleri oldu domuz gribi. Aşısı, tedavisi filan en nihayeti alnında yazanın hayatında vuku bulması. Peki ya Whatsapp Grupları ? Bakınız sosyal medya dahi demiyorum direkt Whatsapp! Açıkça söyleyeyim […]

Pollyanna ile Çıktığımız Yolculuk

İlkokuldayken okumuştum Pollyanna’yı o zamandan beri de kendime sorduğum bir sorudur. ‘’ İki ayağının da tutuyor olmasına rağmen eve gelen bir kutudan çıkan koltuk değnekleriyle mutlu olan Pollyanna gibi yaşamak mümkün mü?’’ İnsanın elindekiyle mutlu olabilmesi, zor şartlarda dahi tutunacak bir dal bulabilmesi gerçekçi mi? Umut, umutsuzlarda mı gizli? Kalbimizin içine Gizlenmiş bir hazine mi […]

Birinci Yıl Dönümü

Bugün “bi avuç” hareketinin birinci yıl dönümü. Bir yıl içinde onlarca söz söyleyip, bir kaç şehir gezdik, atar yapıp “hayat bu kadar da eğlenceli değil dur bak savaşlar var” dedik. Kızdık. Sinirlendik. Ama hep umut dolduk. Umudumuzun kaynağı daraldığımız da gökyüzüne bakabiliyor olmamızdı. İnanıyor olmamızdı. Sergilere gidip festivallerde boy gösterdik. Sosyalleşmenin dibine vurduk. Ama en […]

Umutsuz Muyum?

Basit bir denklem; yazmak ve ya susmak. Bilinmeyeni yok, iki şık, ikisi de belli doğrulara dayanıyor, ikisinin de ucu yanlış yollara çıkabilir. Kabul edelim yaşanan bunca acıya rağmen susabilmek ya da doğru kelimeleri bir araya getirip yazabilmek kolay değil. Ben yazmayı seçtim umarım bir hata etmemişimdir. Geçtiğimiz dönem hoş olmayan bir şey yaşamıştım. Beni umutsuz […]

Unutur Gideriz

Durup dururken bu fotoğraf nereden çıktı ya da bugün yılbaşı neden acıklı olaylardan bahsediyorsun diyebilirsiniz. Belki de haklısınız bilmiyorum ama dün gece bu fotoğrafa her zaman baktığımdan farklı baktım ve bu sabah ise gece hissettiklerimi yazmak istedim. Zamanı, geçmişte kalmışlığı(!) bizim alışmışlığımız hepsini bir kenara koyup bu fotoğrafın acısını bu fotoğrafın yıllarca hatırlanmasını istedim. İnsan […]

Boş Gününü Değerlendirme Aktivitesi Olarak Alışveriş Merkezi

Boş gününü değerlendirme aktivitesi olarak alışveriş merkezi gezmek. … Okul yok, birlikte takılabileceğim herkes ise okulda. Dün de benim dersim varken onlar dışardaydı. Hep böyle olur zaten bu ayrıntıya takılmayı bırakalı üç yıl oldu. Evde oturursam sabah süper zengin bir iş adamının ailesi tarafından da istenmeyen manken sevgilisine, aldığı pahalı hediyeyi saatlerce konuşan iki kadının […]

Gerçekten Zor Mu? Yoksa Bize Zor Dedikleri İçin Mi Zor?

Bu tempoda bir blog tutmak zor değil mi? Ciddi emek istemiyor mu? Fotoğrafları da mı kendin çekiyorsun? Her şeyiyle mi sen ilgileniyorsun? Gibi sorular almadan önceye kadar blog tutmanın zor olduğunu hiç düşünmemiştim. İki gün üst üste yazı yazmasam ” ay bu sefer yetiştiremedim.” diye düşünüyordum. Planlamada bir sıkıntı yaptım, çizelgeyi yanlış hazırladım filan diyordum […]

Rasim Özdenören Gül Yetiştiren Adam

Sayfaları çevirdikçe bu kitabı okumak için ne kadar geç kaldığımı düşünüyordum. 22 yaşıma gelmiş ama henüz hiç Rasim Özdenören kitabı okumamıştım. Açık konuşalım kayıptaydım. Tüm bu düşüncelerim ise kitaptaki şu satırlarla son buldu. ‘’ Geç demek, çaresizlik demektir. Yani artık yapacak bir şeyi kalmadığına inanmak demek. Oysa biz daha yeni başlıyoruz.’’ Olayı biraz daha başa […]

Uydurmasyon Anıların İlki

Uydurmasyon Anıların İlki,  birazdan okuyacağınız satırlar tamamen hayal ürünüdür. … İçimde bir koşma isteği var. yıllardır hep vardı. Öyle sahilde filan değil. Şehrin üstünde koşmak gibi. Belki gökdelenleri basamak yaparak belki de süper kahramanlarla dolu Amerikan filmleri gibi. Yakıp yıkarak. Sanki koşsam rahatlayacağım. Sanki koştukça kurtulacağım. Daha hızlı koşabilmek için daha büyük adımlar atacağım. Dirsekten […]