Metro Döngüsü

Akşam. Saat yedi. Marmaraydan inip metroya doğru İstanbullulara has koşuyla-yürüyüş arasındaki adımlarımla ilerliyorum.İnanır mısınız? Gelen metro da bomboş. İnanamazsınız. Zaten. Şaka. Bir ben bir de yanımdaki 340 kişi eksikmiş gibi içerisi. Tıklım buysa tıkış nerede? Ama bekleyen herkes de adı gibi biliyor ki bu gelen sekizli vagona hepimiz bineceğiz. El kadar şehre 17 milyon sığdırmışız […]

Bıraktığım Gibi Bulamadım

Sevdiğin birini ya da bir eşyayı belki de bir mekanı hatta hiç fark etmez her hangi bir şeyi bıraktığın gibi bulamamak kadar acısı var mı şu hayatta? İşte aynen öyle oldu, bulamadım. Köprümü bıraktığım gibi bulamadım. Ben bıraktığımda Boğaziçi’ydi şimdi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olmuş. Bir gecede kaç kişinin kanı bulaşmış o şeritlere, hangi hainler […]

Fantastik Çelebi: İstanbul’a Geliş

birinci bölümü okumadıysanız buraya dokununuz. …bölüm iki….. kafamı kağıttan kaldırdığımda bambaşka bir yerdeydim. Karşımda La Castella yanımda da kumdan kale yapan çocuklar yoktu. Elimdeki kağıda baktım, az önce yaşadığım her şeyin kanıtıymışçasına ıslak kum taneleri hala üzerindeydi. Ne olduğunu anlayamadan etrafa bakınıyordum ki arkamdan tok bir erkek sesi geldi: ‘’hoş geldin…’’ yerinden sıçramak deyimini harekete […]

Karton Bardak Süsleme Sanatı

Caribou coffee’nin bu bardağını görünce, boş çerçevelerin içine bir şeyler çizmeliyim dedim. İçimde kıvılcımlar oluştu. Beynimde kuşlar uçuştu. Hemen koşup boya kalemlerimi aldım. Sonra biraz düşündüm. Kartonun üzerinde ‘’hayat boş bir kanvastır’’ yazıyordu. Bu boşluğu neyle doldursam dedim. Buldum. İstanbul silüeti. Hayat İstanbul mudur? Diyorsun diyorsanız. Henüz o sorunun cevabını bilmiyorum ama bu karton bardağa […]

Büyüdükçe Daralan Şehir İstanbul

     İstanbul, istanbula sığmaya sığmaya Kurtköy’den Beylikdüzü’ne kadar kaydı. Sıkıştıkça arkalara doğru biraz daha ilerliyoruz. Kimse de durdurup fazla yolcudan ceza kesmiyor. Daha ne kadar dolacak. Daha ne kadar sıkışacağız hiç kimse bilmiyor. Kime sorsan artık yaşanmayacak bir yer haline geldi. Bir yerden bir yere gitmek tam bir eziyet. Tahammül, şehri terk edeli yıllar […]

Salep İçebileceğiniz Üç Yer

Hamarat bir kız olsaydım; size kışları salep, yazları limonata tarifi verirdim. Böyle böyle baklava, börek yapar sizleri de ‘’Ay çok kolay ya bak şimdi…’’ ile başlayan saatlerinizi alacak maharet isteyen tariflere boğardım. Gel gör eldeki malzeme kalem. O yüzden tarifini değilde sahlep içebileceğiniz bir kaç yeri sıraladım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri: Hemen hemen her […]

Marmara İlahiyat Camii

Bir yere gitmeden once kisa bir arastirma yapmak yeni huyum oldu. Farkli sehirleri birakin yasadigim sehir de dahi gidecegim yerin ilk once bir tarihcesini, cikis noktasini arastirip ona göre hareket etmeyi cok sevdim. O dırakşardan biri Marmara İlahiyat Camii.  Depreme dayaniksizligindan dolayı yikilip yerine yenisi yapilan ilahiyat camii’sine de gitmeden once kisa bir arastirma yaptim. […]

Karaköy – Sirkeci

‘’Yok yok ben doğma büyüme İstanbullu olamam’’ dediğim günlerden birindeydim yine. Bir de Galata’daki merdivenlerin önünden geçtiğimde ‘’yok artık dünya bildiğin yuvarlakmış be kardeşim’’ dedim. Ayıp ediyorsun karşı yakaya gezmek için geçip de fıstıkla harikalar üreten amcama uğramadan döner miyim? Karaköy demişken grafitlilerini fotoğraflamadan da olmaz tabii. Erkek nüfsuna karşı bir başına direndiğim elektrikçi amca […]